Benliğimdeki Güç

Doğduk, nereye geldiğimizi bilmeden, ağlayarak. Büyüdük, cinsel kimliğimizi farkında olmayarak. Öğrettiler. Sen ‘KIZSIN’ dediler.

″Okumalısın, eşinin eline bakmamak için″

″İnsanların sana zarar vermemesi için″

″Saygı görmek için″

″Kendini ezdirmemek için″

Kadındık. Güçlü olmalıydık. Güçlüydük de… Bazen gücümüzün arkasına gizlenmiş yağmurlar vardı sağanak sağanak gözlerimizden yağan. Kadın evlattı, anaydı, nineydi, çalışandı; çalışacaktı, üretecekti, sevecekti, saracaktı. Çünkü o ‘KADIN’dı ve ‘GÜÇLÜ’ydü.

Kadın vardı: Cesur, güçlü, kendini her anlamda ileriye taşımaya çalışan…

Kadın vardı: Ürkek, savunmasız, çaresiz…

Toplumumuzda erkek erkekti. Ayrım yoktu. Ya kadınlarımız… Kadınlarımız ikiye ayrılıyordu. Kadınlar ve erkek gibi kadınlar. Ne farkı vardı? Ne kadar farkı vardı? Erkekleri de kızları da anne doğurmuyor muydu? Şefkatle, sevgiyle sarıp sarmalayıp o büyütmüyor muydu?

Anne kadındı. Kadın anneydi. Anne ailesi için vardı. Aile anneyle vardı.

Erkek vardı. Kadın vardı. ‘İNSAN’ vardı. ‘İNSANLIK’ vardı. İnsanına değer veren, kadınına değer veren, erkeğine değer veren.

Tohumduk. Erkek kadın birlikte çimlendik, yeşerdik. Erkeğe kadın, kadına erkek anlam kattı. Bu kadar anlamlı bir bütün olarak yaratılmış dünyada soldurmayın kadınımızı.

Kadın doğurgandı, üretkendi, şefkatliydi, sevgi doluydu. Kim sandıklara kapattı? Kim solmalarına göz göre göre müsaade etti?..

Soldurmasınlar kadınlarımızı, soldurmasınlar analarımızı, soldurmasınlar kızlarımızı, soldurmasınlar…

″SOLMA KADINIM″

Sen evimizin kadını, işimizin ışığı, geleceğimizin yoldaşı…

″SOLMA KADINIM″


Widget not in any sidebars

Leave a reply:

Your email address will not be published.