Yardımsever Olmak İçin Sebep mi Gerek?

İnsanız! Dolayısıyla her şeyin biz insanlar için olduğunun farkındayız. Her birimizin başına bir şeyler gelmiş veya her an gelebilir olabilirin de aynı zamanda… Ancak sanırım bir çok kişi bazı şeyleri yapmak ve bir yerlerde bulunmak için illa başımıza bir hastalığın gelmiş olması gerektiğini düşünüyor! Halbuki insan olan herkes ‘hasta olmadan’ da bazı ortamlarda gönüllü olarak bulunabiliyor. Ve bu durum ne zamanla, ne vakitle ne de nakitle alakalı değil.. Peki , o zaman neden bu kadar kişi bana bu soruları sorabiliyor! Karşılaştığım soruları artık ne aklım alıyor ne de beynim kaldırıyor..

Hangi sorular mı? İşte tam da bu sorular hemen hemen her gün tarafıma yöneltiliyor…;

  • LÖSEV’e gidiyorum diye “kanser misiniz ya da öyle bir şey mi yaşadınız ki LÖSEV’e gidiyorsunuz?”,
  • HUZUREVİNE gidiyorum diye “Huzurevinde bir yakının mı var?”,
  • ENGELLİLER MECLİSİ’ne gidiyorum diye de “Bir engelin mi var?” soruları sorulup duruyor…Bu sebeple sosyal medya üzerindeki tüm adreslerimden şimdi köşenizde yayınlanması için Kent Gazetesi’ne gönderdiğim bu yazıyı paylaştım.

Lütfen artık, çok rica ediyorum. Bu akıl dışı soruları ne bana ne de hiç kimseye sormayın! Çünkü insanlar bir şeyler başına gelmeden de duyarlı olabiliyor.

Şükür, hasta değim ancak seve seve, gönüllü olarak LÖSEV’e gidiyorum. Sadece ben değil, daha bir çok kişi hiçbir şeyi olmadan gönüllü olarak LÖSEV’e veya bu ölçüde derneklere gidiyor ve gitmeye de devam edeceğiz inşallah.

“GÖNÜLLÜYÜZ, MUTLUYUZ”

Kaldı ki bundan dolayı çok mutluyuz çünkü hiçbir şeyi olmayıp (hasta olmadan) gönüllü olanlarız, olabilenleriz. Hele ki gönüllü gençleri bu ortamlarda gördükçe mutluluğum kat kat katlanıyor. Çünkü biliyorum ki hepimiz, özellikle de gençlerimiz her anlamda kendimizi bir adım öteye taşımalıyız, herkes gücü yettiğince, elinden geldiğince bir şeyler yapmalıyız. Yoksa sadece biz yetmeyiz, yetişemeyiz, eksik kalırız… Bu yüzden sayımız artmalı ve bu sayı da geleceğin ışığı olan gençlerle çoğalmalı.

ENGELLER KALDIRILMALI

Ve çoğu platformdan olduğu gibi köşeniz aracılığı ile 7’den 70’e tekrar sesleniyorum ve lütfen bir yerlerde bulunmak için başınıza bir hastalık gelmesini beklemeyin çağrısında bulunuyorum. Bunu da en güzel geleceğin ışığı olan gençlerimizle başaracağımıza inanıyorum. “Haydi gençler, siz yaparsınız siz başarırsınız!” Ben size inanıyorum. Bu yüzden de sizlerin gittiği yerleri, yaptığınız şeyleri paylaşıyorum. Çünkü iyiliklerin de, mutlulukların da paylaştıkça çoğaldığına inanıyorum ve benim mutluluğumla mutlu olan herkese gönülden saygı ve selamlarımı gönderiyorum!

“SOSYAL MEDYA VERİMLİ KULLANILMALI”

“Bir hastalığın mı var ki oraya gidiyorsun?” sorusunu sormak yerine “Bende gidip yardım etmek ve bu ortamda olmak istiyorum” deyin bence… Beyinde başlayan engelleri kaldırın ve her birimiz yarının engellisi olabileceğimizi asla unutmayın. Bu düşüncelerle yaşayın, hareket edin ki bir yudum sevgi için çırpınan kalplerin, gülen gözlerin, size içten uzatılan elleri tutabilin…

“DÜNYA TELAŞI DEĞİL KÖTÜ FİKİRLİ İNSANLAR YORUYOR”

Hele hele “çok koşturuyorsun yorulmuyor musun?” sorusunu bir kez daha müsaadenizle buradan cevaplamak istiyorum; “Beni dünya telaşı değil kötü fikirli insanlar yoruyor”. Şükürler olsun ki benim gibi düşünen insanlar da var ve her gün daha da çoğalıyor. Bir çok kişi benimle huzurevine, engelliler meclisine ve LÖSEV’e gelerek bana uğraşımda eşlik etti. Yardım eşyalarıyla birçok kişiye ulaşmamızı sağladılar. Ve bir gün bir tanıdığım dedi ki: “Necla çok uğraşıyorsun boş ver, yorma kendini o kadar, onlardan çok var…” Bende dedim ki: “Ama bizden de çok var”.

Herkesten tek ricam; İçimizdeki iyi duyguları besleyip, kötü duyguları törpüleyelim. Çünkü iyi ya da kötü benzer olayları yaşayacağız ve bir gün hepimiz toprak olacağız…


Widget not in any sidebars

Leave a reply:

Your email address will not be published.