Eğitim-Öğretimi Eğlenceye Çevirmek

Merhaba!

Bugün sizlere faydalı bir öneride bulunacağım.

Bir yazı yazmak istediğimizde nereden başlayacağımızı bilemeyebiliriz. Bir eğitim almak ya da vermek istediğimizde de… Sıkıştırılmış eğitim-öğretim sisteminde öğretmenlerimiz derslerde verilen konuyu motamot anlatırken ve çocuklarımız derslerin sıkıcılığından dert yanarken yıllar geldi, geçti… Haydi yeni bir şey yapalım! Çocuklarımızın elinden tutup, onları anlamaya çalışarak yeni ve eğlenceli öğretim yöntemleri geliştirelim. İşte benim aklıma gelen bazı yöntemler:

  1. Şehirleri ve ülkeleri bilmeyen çocuklarımız için yapbozlar alıp oynayalım. Şehir-şehir ya da ülke-ülke gezdikçe duvardaki haritalarda işaretlemesini sağlayalım ki nerelere gitmişiz öğrenelim.
  2. Çarpım tablosundan tombala hazırlayıp; içine birkaç sevgi dolu, motive edici kelime ya da kısa cümleler yazıp atalım.
  3. Kumda yazı yazalım. Hatta kumda şekiller çizerek, bu şekillerin hangileri olduğunu bulmaya çalışalım.
  4. Kısa yazı yarışmaları düzenleyelim.
  5. Kurabiyelerimizi beraber yaparak alfabeyi öğrenmesini sağlayalım. Hatta bu harfli kurabiyelerimizle kelimeler yazalım. Sonra da bir güzel oturup öğrenmenin keyfini çıkararak kurabiyelerimizi yiyelim.
  6. Kâğıttan paralar yapalım ve evdeki eşyalarımızı bu paralar karşılığında kullanalım. O zaman bakın “sayıları öğrenemiyor” dediğiniz küçük yaramazlar hemen nasıl da kolay öğreniyor. Malum ekonomi bilimi başka bir şey. (Aman dikkat! Bu oyun için “belli bir saat aralığında olacak” diyerek o saate uyun. Yoksa bezdirene kadar oynayabiliyorlar. Öğrencilerimden ve velilerimden tecrübe ile sabittir.)
  7. Kullanım süresini kısıtlı tutmak kaydıyla, öğrenmesi gerekenlerle ilgili faydalı bilgisayar/tablet/cep telefonu oyunları ve programları keşfederek oynamasını sağlayın. Hatta siz de oynayın. Çok eğlenceli olduğu konusunda bana hak vereceksiniz. (Örneğin, araba yarışı-çarpım tablosu)
  8. İlgisini çekecek kitapları alın. Önce kısa hikâyelerle başlayıp sonra romanlara doğru okumasına belli bir ivme kazandırın.
  9. Sokağa çıkıp sek-sek oynarken rakamlar yerine kelimeler yazın; oynarken gördüğü kelimeleri söyleyerek düşmeden oyunu bitirmesi gerektiğini belirtin.
  10. İp atlarken, aynı zamanda ritmik saymasını sağlayın.
  11. Komşu çocuklarını organize edin ve her apartmana bir kütüphane ya da küçük bir kitaplık yaptırarak çocukların ortak etkinliklerde bulunmalarını sağlayın.
  12. Bilim Çocuk, Minika Go gibi eğlenceli ve bilgi deposu dergileri alın ve eğlenerek öğrenmesini sağlayın.
  13. Çocukları toplayıp onlara kâğıt katlama sanatından (origami) ya da kâğıt kesme sanatından (kirigami) bahsedin; birkaç örnek vererek kendilerinin de yapmalarını sağlayın.
  14. Birlikte mutlaka fidan dikmeye gidin. Ancak öncesinde dikeceğiniz fidan ve dikim yöntemi hakkında tüm bilgileri öğrenin ki, bir taraftan fidan dikerken diğer taraftan da bu bilgileri çocuğunuza aktarabilesiniz.
  15. Özel çocuklarımız var. Ellerinden, ayaklarından sıkıntıları olabiliyor; konuşma güçlüğü çekebiliyorlar veya göz göze iletişim kuramayabiliyorlar. Özel çocuklarımız ile görünürde belli bir problemi olmadığını gözlemlediğimiz çocuklarımızı bir araya getirin ve onlara sorumluluklar verin. Örneğin, ellerindeki sıkıntıdan dolayı hiç resim yapamamış bir çocuğumuza, diğer çocuğumuz elinden tutarak resim yaptırsın. (Ben yaptırdım. Dünyanın en mutlu ve özel durumlarından biriydi benim için.) Ayaklarından problemi olan çocuklarımız için elleri ya da zihni ile bir oyun kurmasını sağlayın. Bir sürü örnekle konuyu genişletmek mümkün. Şunu unutmayın, insana ve yaşadığı topluma duyarlı yetiştirilen bireylerin, diğerlerine oranla çok daha başarılı olduğu gözlemlenmekte.
  16. Üstün bir resim yeteneğiniz olmayabilir. Ancak birkaç resim çizme tekniği öğrenerek çocuğunuzla birlikte resim yapın. Hatta resim çizme işini biraz daha ilerleterek birlikte pikniğe gidin ve oradaki doğa manzaralarını sünger ya da kulak pamuğu baskısı yaparak resmedin.
  17. Doğadaki canlıları keşfedin ve bu canlılar hakkında bilgi edinin. Bu bilgileri çocuğunuzla ve arkadaşlarıyla paylaşın.

Ne çok şey yazdım değil mi? Aslında bu kadar uzun uzadıya yazmaya gerek yok. Siz çok daha güzel oyunlar icat edebilir ve bizimle de paylaşarak oyunlarımızın yayılmasına destek verebilirsiniz.

Haydi anneler ve babalar! Biliyorum genellikle stresli ve yorucu zaman geçiriyorsunuz. Velilerim ve öğrencilerim ile sohbetlerde bu durumu fazlasıyla gözlemleyebiliyorum. İnsanlar evlerine, iş yerlerine, alış-veriş merkezlerine kapanıp kalmış durumda. Kafamızı çevirdiğimiz her yer neredeyse beton yığınından ibaret. Huzuru doğada buluyorsanız, gidin, arayın, doğayla bütünleşebileceğiniz yeşil alanlar keşfedin ve çocuğunuzu da bu keşif macerasının içine çekin. Öğrenin, öğretin, anlayın, anlatın ve dinleyin. Siz yeter ki pozitif deneyimleri hayatınıza dâhil etmek için çaba harcayın. Göreceksiniz, çocuğunuz ile büyüyüp çocuğunuz ile öğrendiğinizi.

Ve…

Keyifle ve isteyerek öğrenmediğimiz, kendimizi kapalı kapılar arkasında çürürcesine terk ettiğimiz bir sistemde büyüyen; gelecek kaygısı sebebiyle tam olarak öğrenemeyen, ezberleri iyi ancak kalıcı bellekleri boş çocuklar yerine, ebeveynlerine saygılı; onlarla kaliteli zaman geçiren, ebeveynlerinin öğrenme ve öğretme yöntemlerine hayran çocuklar yetiştirin. Unutmayın ki çocuklarımıza ilk eğitimi veren sizlersiniz ve onların en büyük kahramanları da…

Sevgiyle kalın.


Widget not in any sidebars

Leave a reply:

Your email address will not be published.